Şirket Kültüründe Çeşitlilik ve Dijital Dönüşüm

Bugünlerde yaşadığımız sağlık krizi yaşadığımız yer, çalıştığımız sektör ya da kendimizi tanıtmak için kullanabileceğimiz diğer başlıkların ötesinde dünyadaki herkesin birbiriyle ayrılmaz bir bağ içinde olduğunu gösteriyor. COVID-19 salgını bildiğimiz pek çok şeyi gözlerimizin önünde değiştirirken, tüm dünyada dijitalleşmek için hızlı adımlar atılmaya başlandı.


Daha önceden de sıkça bahsedilen, ancak evden çalışanların sayısındaki artışla kısa sürede önemli adımların atıldığı dijital dönüşüm, şirketlerde birçok yeni iş alanı oluşturuyor. Ancak araştırmalara göre beş kadından biri dahi STEM yani bilim, teknoloji, mühendislik, matematik alanlarına odaklanmıyor. Dahası, STEM alanlarına odaklanmayan kadınların yüzde 25’i başarılı olabileceklerine inanmadıklarını, uzman bir teknik rolü olmayanların neredeyse üçte biri de doğru niteliklere sahip olmadığını düşündüklerini söylüyor. Bu sebepler yüzünden teknoloji alanında bir kariyer yapmaktan vazgeçiyorlar.


Peki bu durumu tersine çevirmek için ne yapabiliriz? Öncelikle her şirketin bu konuyla ilgili kendisine özel bir strateji oluşturması gerekiyor. Çünkü gerçek değişim, böyle bir adımla başlıyor. Tıpkı bir iş planı gibi belli hedefler koyulduğunda sonuç verecektir.


Biz de HP olarak çeşitliliği şirket kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Farklı görüşlere sahip, farklı yaş ve cinsiyet gruplarındaki kişilerin bir araya gelmesinin yaratıcılığı artırdığına inanıyoruz. Şirketimizdeki kadın çalışan ve yönetici oranlarımız yüzde 55. Çalışanlarımızın yüzde 15’ini de Z kuşağı olarak tanımlanan 20’li yaşlardaki genç çalışanlar oluşturuyor.


Kariyerine yeni başlayan çalışanlara yönelik başlangıç seviyesindeki eğitim ve beceri inisiyatifleri önemli olsa da çocuk sahibi olmak gibi sebeplerden ötürü kariyerine bir süre ara veren deneyimli profesyonellerin de mutlaka göz ardı edilmemesi gerekiyor. Geri dönmeleri için daha fazla seçenek vermek, dilerlerse yeni yetkinlikler edinmelerini desteklemek gerekiyor.  Bu da eğitim ve beceri geliştirme yoluyla teknoloji sektöründeki kadınların sayısını artırmak için büyük bir fırsat anlamına geliyor. 


Teknoloji alanındaki kariyerin kadınlara esneklik ve iş imkanları açısından neler sunabileceğini daha fazla anlatarak ön yargıları yıkmamız gerekiyor. Teknoloji alanında cinsiyet eşitliğini sağlamak, ülkelerin kalifiye eleman eksikliğini giderebileceği gibi ekonomilerin güvenli bir şekilde büyümesine de yardımcı olacaktır.